Geçmişte ve Günümüzde Grafik Tasarım

Bugün, -özellikle son 25 yıldır yaşanan baş döndürücü gelişimin ardından- grafik tasarımın kapsamını tam olarak tanımlayabilmek güçleşmiştir. Aynı işi nitelemek için “grafik tasarım”, “grafik sanatlar”, “grafik iletişim”, “görsel iletişim tasarımı” gibi terimlerin kullanılıyor olması bu tanımlama güçlüğünün bir ifadesi olabilir. Özetle, grafik tasarım görsel yolla yapılan bilgi iletimini tasarlama işidir. Grafik tasarımcı da görsel bir iletişim mesajını yaratıcı ve estetik bir yaklaşımla biçimlendiren kişidir.

Ülkemizde önceleri grafik tasarımın, grafik çoğaltım tekniklerine yönelik daha sanatsal bir yapısı vardı ve bu yaklaşım “grafik sanatlar” olarak nitelendirilirdi. Sonrasında, özellikle özgün baskının sanat altındaki yerini sağlamlaştırmasıyla “grafik tasarım” terimi netleşti ve benimsendi. Grafik tasarım, “görsel iletişim sorunlarının çözümü” olarak sanattan uzaklaşıp tasarımla bütünleşti. Grafik tasarımın sonuçları da iki boyut üzerinde basılarak çoğaltılan ürünlerdi. 20. yüzyılın sonlarına doğru, grafik tasarım ve üretim teknolojilerindeki gelişim öylesine hızlandı ki, bu kapsamda değerlendirilebilecek ürünler sadece iki boyutlu ve basılı olanların ötesine geçti. Web tasarım, hareketli grafik, video, ses, televizyon, sinema ve mimari yaklaşımlar da işin içine karışınca, yani iki boyuta üçüncü ve dördüncü boyutlar da eklenince “grafik tasarım” terimi yetersiz kaldı ve “görsel iletişim tasarımı” ifadesi kullanılmaya başlandı.

Dünyada, plastik sanatlarda olduğu gibi grafik tasarım ve görsel iletişim tarihi de mağara resimlerinden başlatılır. Türkiye’de ise grafik tasarımının başlangıcıyla ilgili iki temel görüş vardır: İlki, Türk Grafik tasarım tarihinin Cumhuriyet, hatta harf devrimi sonrası başlamasıdır. Bu tarihi, Türkiye’de “modern” anlamda grafik tasarımın başlangıcı olarak kabul edersek genel olarak itiraz almayacak bir görüştür. Bu anlamda ilk Türk grafik tasarımcıları olarak İhap Hulusi, Kenan Temizan, Emin Barın gibi isimler karşımıza çıkar. Diğer görüşü Emre Becer (4T, 2006: 27-28) şöyle ifade ediyor: “Türk grafik sanatının başlangıcını ilk basımevinin büyük bir gecikmeyle Türkiye’de kurulduğu yıllara kadar götürmek mümkündür. (…)İbrahim Müteferrika’yı ise ilk Türk grafik sanatçısı olarak görebiliriz. Çünkü tarihimizde basıp çoğaltma yoluyla elde edilen ilk resimli kitap, bunu basabilmek için kullanılan ilk kurşun döküm harfler ve ilk resim kitabı onun elinden çıkmıştır”

Türk Grafik Sanatlar tarihi konusunda yapılmış kapsamlı araştırmalar ne yazık ki yoktur. Fuat Akdenizli’nin, “Türk Grafik Sanatlar Tarihinde Orijin Sorunu” başlıklı makalesi konuya farklı bir yaklaşım getirmesi açısından dikkat çekici bir çalışmadır. Akdenizli (2005: 114), Emre Becer’in yaklaşımını Sait Maden ve Dilek Bektaş’ın da dile getirdiğini fakat bu yaklaşıma katılmadığını şöyle açıklamamıştır: “… grafik tasarımsal çözümler sadece baskı teknolojileri ile değil ağırlıklı olarak görsel iletişim problemleri ile ilgilidir. İşin teknoloji kısmı bütünün sadece bir alt başlığıdır ve tarihsel ve güncel örneklerle de sabittir ki baskı teknolojilerini devreye sokmadan da grafik tasarım yapılabilir”.

Doğrusu, dünyada grafik tasarım ve görsel iletişimin başlangıcı olarak 15000–20000 yıl öncesinin mağara resimlerine gidilebiliyorsa, Türk grafik tasarım tarihinin en azından Osmanlı dönemini de kapsaması gerektiği, hatta çok daha gerilere götürülebileceği açıktır. Bu çalışmada, üzerinde çok fazla araştırma bulunan Osmanlı sanatları günümüz grafik tasarım anlayışıyla değerlendirilmeye çalışılacaktır.

Ocalir

Mobile Ui Designer

× How can I help you?