Minyatür ve İllüstrasyon

“İllüstrasyon, kısaca, resimle anlatım, herhangi bir metnin anlamını pekiştirme, süsleme amaçlı, konu anlatan resimler olarak tanımlanabilir” (Demir, 2009: 51). “Yazma eserlerde anlatılan olayları görselleştirmek üzere yapılan kitap resimlerine de minyatür denmektedir. … Osmanlı dönemi kaynaklarında minyatür teriminin yerine tasvir veya nakış sözcüklerinin kullanıldığı görülür” (Mahir, 2004: 15). Görülüyor ki, hem minyatür hem illüstrasyonun en kısa tanımı ‘kitap resmi’dir.

Minyatürler tek olmaları açısından resim sanatı kapsamında düşünülse de, kullanıldıkları yerler, amaç ve konularına bakıldığında tartışmasız illüstrasyonlardır. Bugün illüstrasyon grafik tasarım içinde yer alan ve farklı yerlerde farklı amaçlarla kullanılan, değişik teknikler uygulayan bir alandır. 246 İllüstrasyon tekniği olarak baskı, çizim ve fotoğraf gibi çeşitli yöntemler kullanılabilir. Gerek tekniğinde gerek anlatımında yaratıcı ve sanatsal bir yaklaşımın olması arzu edilse de değişmeyen şey illüstrasyonun duvara asılmak ve sergilenmek için değil sipariş üzerine, bir şeyi betimlemek, açıklamak için yapıldığıdır.

Günümüzde, belgesel anlamda geriye çok şey bırakan Osmanlı minyatürünü, geleneksel olarak icra eden sanatçılar olduğu gibi, minyatürü modernize ederek resim sanatına taşıyan sanatçılarımız da vardır. Fakat ülkemizde grafik tasarım bile henüz gerçek yerini bulmakta zorlanırken onun bir alt dalı olan illüstrasyonun durumu pek iç açıcı değildir. Grafik tasarım konusunda tek süreli yayınımız olarak gösterilebilecek Grafik Sanatlar Dergisi’nin illüstrasyonu dosya konusu olarak ele alan sayısında ülkemizde illüstrasyonun durumu yine Türk illüstrasyon sanatçıları tarafından tartışılmıştır. Dergide, Türkiye İllüstratörler Derneği’nin kurucularından Şahin Karakoç (2009:68), örgütlenme zorluğuna işaret ederek kurdukları derneğin bir takım önemli katkılar sağladığını belirtmekle birlikte şu anda sadece kağıt üzerinde varlık gösterdiğini ifade etmiş ve ülkemizde illüstratörlerin yaşadığı en büyük sorunun “branşlaşamama” olduğunu vurgulamıştır. Ali Olgun (2009:70) Türkiye’de illüstratörlüğün işi yapan ve veren açısından da ciddiye alınmayan evden yürütülen bir meslek olduğunu söylerken; Kemal Molu (2009:58), diğer illüstrasyon sanatçılarının görüşlerine paralel ifadeler dile getirmiştir: “Jüri için yeni isim yok… Yenilerin ‘burada ben de varım’ diyerek kendilerini gösterebilecekleri ve isimlerini duyurabilecekleri alan yok, yayın yok, yarışma yok, ödül yok! Bu ülkede illüstrasyon nasıl olsun ki?”.

Ülkemizde illüstrasyon konusunda durum böyleyken, minyatürün illüstrasyon olarak değerlendirilmesi hatta günümüz sanatçıları tarafından sahiplenip yorumlanması için daha erken gibi görünüyor. Yine de az sayıda da olsa afiş gibi bazı tasarımlarda minyatür esintilerine rastlamak mümkündür.

Ocalir

Mobile Ui Designer

× How can I help you?